• Binalar bir iradeye sahip olmalıdır, ama bu iradeyi onlara verebilecek olan mimardır: korkunç bir sorumluluk ve tartışmasız bir meydan okuma.
  • Yaşamın amacı ifade etmektir… nefreti ifade etmek…sevgiyi ifade etmek…tamlığı ve beceriyi ifade etmek…ele gelmeyen tüm o şeyleri ifade etmektir.
  • Doğa ise seçmez…sadece kanunlarını ortaya çıkarır, ve insanın seçim yaptığı yerde her şey durumsal etkileşimle tasarlanır. Sanat seçim yapmayı gerektirir; ve insan yaptığı her şeyi sanatta yapar.
  • Bugün mimarlığın en büyük eksikliklerinden biri, bu kurumların tanımlanmıyor olmasıdır; bu kurumların programı yapan kişi tarafından verildiği haliyle kabul edilip bir binaya dönüştürülmesidir.
  • Bir okul gidilen bir yer midir; yoksa gelinen bir yer mi?
  • Bilim zaten olanı bulur, ama sanatçıyı olmayanı yaratır.
  • Mimarlığın aslında var olmadığıdır. Var olan tek şey bir mimarlık yapıtıdır. Mimarlık ancak zihinde var olur. Bir mimarlık yapıtı ortaya koyan kişi, onu mimarlığın ruhuna bir adak olarak ortaya koyar… ne üslup ne teknik ne de yöntem tanıyan bir ruhtur bu.
  • Eğer bir şeyin elli yıl sonra neye benzeyeceğini biliyorsanız, onu bugün yapabilirsiniz. Ama bilemezsiniz, çünkü bir şey elli yıl sonra ne olacaksa o olur.
  • Her zaman aslına sadık kalcak belli doğalar vardır. Bir şeyin dış görünüşü aynı olmayacaktır, ama yanıt verdiği şey aynı olacaktır.
  • Ne kadar paranız olduğu, okulun nereye yapılacağı, okulda olması gereken şeyleri sayısı, bunların tasarım doğasıyla hiçbir ilgisi yoktur. O yüzden önce problemin doğasına bakarsınız, sonra da programla karşılaşırsınız.
  • Arazinin karakteri, doğası çoğu zaman keşfedilmek zorundadır, çünkü arazi oradadır. Binayı çevresindekilerin etkisinden yalıtarak bir yere öylece dikemezsiniz.
  • Hiç gitmeseniz bile, eğer oraya gitme imkanınız varsa, bu düzenlemeden diğerinde olduğundan daha fazla şey kazanırsınız. İlişkilendirme hissinin doğrudan değil dolaylı bir tarafı vardır; dolaylı ilişkilendirme daha uzun ömürlüdür ve bir sevgi bağı kurar.
Advertisements